Koreli SK: ''1915 ÇANAKKALE PROJESi’NE KATILMAK KADERiMiZDE VARDI”

1915Çanakkale Köprüsü projesiyle ilgili son bilgileri ve projeyi yöneten Koreli ortaklarından SK firması Türkiye Genel Müdürüyle yapılan röportajı faydalı olacağı düşüncesiyle siz okuyucularımızla da paylaşmak istedik.

1915Çanakkale Projesi’ni yürüten uluslararası konsorsiyumun Koreli iki ortağından biri olan SK E&C, aynı zamanda Türkiye’de Avrasya Tüneli ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi iki sembol altyapı projesini gerçekleştiren şirketler arasında yer alıyor. SK E&C Genel Müdürü Jae-Hyun Ahn ile, 1915Çanakkale Projesi’nin önemi, teknolojik özellikleri ve ortaklar arasında oluşturulan takım ruhu hakkında 1915ÇANAKKALE GERİ SAYIM GÜNCESİ’ne konuştu.

SK E&C dünyaca tanınmış, küresel bir altyapı üreticisi. Şirketiniz açısından özellikle katıldığınız diğer mega projelerle karşılaştırdığınızda, 1915Çanakkale Projesi’nin şirketiniz açısından önemi nedir?

Türkiye’deki Avrasya Tüneli ve Kazakistan’da gerçekleştirdiğimiz Almatı Çevreyolu gibi ilk KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) projelerimizden bu yana, SK E&C uluslararası KÖİ projelerinde tarih yazmaktadır. Dolayısıyla gururla söyleyebilirim ki SK E&C hem uluslararası KÖİ pazarında hem de Türkiye pazarında Koreli şirketler arasında bir öncü olmuştur.

“1915ÇANAKKALE PROJESI’NE KATILMAK KADERIMIZDE VARDI”
1915ÇANAKKALE GERİ SAYIM GÜNCESİ

SK E&C dünyanın dört bir yanında edindiği çok sayıdaki KÖİ deneyimi sayesinde Silvertown Tüneli projesine mali yatırımcı ve inşaat yatırımcısı sıfatıyla katıldı. Böylece İngiltere’deki KÖİ pazarına başarıyla giriş yapan ilk Koreli şirket olduk. Dünya çapında gerçekleştirdiğimiz bütün bu mega projelerin üzerine 1915Çanakkale Projesi’ne katılmak bir anlamda kaderimizde vardı. Bu Proje’de yer almak, Türkiye’de Avrasya Tüneli ve 3. Boğaz Köprüsü projelerinde çalışırken MTİ (Mühendislik, Tedarik ve İnşaat) ve finansman alanında deneyim kazanmış olan işgücümüzü kullanabilmemiz anlamına geliyordu.

Proje uluslararası çevrelerde nasıl karşılandı? Özellikle dikkat çeken özellikleri var mı? Varsa hangileri?

Altyapı inşaatçısı bir firma için dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsünün ve buna ilaveten 88 kilometre uzunluğunda bir otoyolun inşaatını gerçekleştirmenin büyük bir fırsat olduğunu söyleyebilirim.

Ortaklarımızın engin deneyimleri ve uzmanlıkları, ayrıca SK E&C’nin 3. Boğaz Köprüsü deneyimiyle Türkiye’de edindiği konum, bunun yanında Kore’de gerçekleştirdiğimiz 2260 metre uzunluğundaki Yi Sun-sin Köprüsü dâhil sayısız köprü inşaatı bu başarımızı hazırlayan faktörler oldu. Dört sponsor bir araya gelerek bir rüya takımı oluşturduk ve 1915Çanakkale gibi bir rüya projeyi hayata geçireceğiz. Proje’nin teknik açıdan karmaşık yapısının yanında uluslararası finans piyasasında multimilyar avro değerinde bir kredi temini ayrıca büyük bir sınavdı. Ancak ekibimiz sayısız uykusuz geceler ve 25 kuruluşla aralıksız sürdürülen müzakereler sonucunda bir yıl içinde bir mucize gerçekleştirdi. Elde ettiğimiz başarı, 2018 yılında finansman dünyasının her yıl düzenlenen prestijli etkinliği Uluslararası Kamu Finansmanı Töreni’nde, aralarında PFI, IJ Global, EMEA Finance’in de olduğu kuruluşlar tarafından takdirle karşılandı ve 13 uluslararası kamu finansmanı ödülüne layık görüldü.

1915Çanakkale Projesi’nde hayata geçirilen teknolojik yenilikleri değerlendirebilir misiniz?

Tarihte ilk asma köprüler 19. yüzyılda inşa edildi ve o zamandan bu yana dünyada inşa edilen her asma köprünün, kuşkusuz, uzun ve benzersiz bir tarihçesine ulaşmak mümkün. 1915Çanakkale Köprüsü söz konusu olduğunda, yine emsalsiz bir tarihçeyle karşılaşıyoruz. Bunun yanında dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü olma gibi bir özelliğe de sahip. Elbette böyle bir köprünün yapımında son derece yenilikçi tasarım ve inşaat teknolojileri kullanıldı ve bu teknolojiler orta açıklığın uzunluğu, hava durumu koşulları, deprem riski ve gemi trafiği gibi etkenler doğrultusunda birtakım uyarlamalara tabi tutuldu. Çok sayıda inceleme ve araştırma çalışması yapıldı, simülasyonlar ve testler uygulandı. Çanakkale deprem riski yüksek bir bölge.

Bu sebeple köprü, olası bir deprem sırasında güvenli kalması için, diğer köprülerden çok daha fazla güçlendirildi. Köprünün rüzgâra karşı duyarlılığı dikkate alınarak, inşaat ve işletme aşamalarında köprünün rüzgâr dayanımı çeşitli rüzgâr tüneli testleriyle doğrulandı. Ayrıca dünyanın en yüksek çelik kulesinin rüzgâr etkili salınımını kontrol amacıyla aktif kütle sönümleyici sistem kuruldu. Ana kablo, kule ve tabliyelerde kullandığımız yüksek mukavemetli malzeme daha sağlam ve daha ince hatlı bir köprü yapısı inşa etmemize olanak tanıdı. Ana kabloda yüksek mukavemetli (1960MPa) tellerden oluşan PPWS (Prefabrike Paralel Tel Demeti) kullandık. Kule, tabliye ve kablo yapılarında kullanılan diğer malzemelerin büyük bir kısmı da başka köprülerde kullanılanlardan daha yüksek nitelikli. Yapıların inşaat ve üretim süreçlerinde BIM ve gerçek zamanlı ölçümler gibi ileri seviye inşaat teknolojileri uygulandı. Daha girift yapılarda inşaat ve üretim hatalarını ve ara yüzleri asgari düzeye indirmek için ayrıntılı üç boyutlu modeller oluşturuldu. İnşaat yönetimi ve köprünün geometrik kontrolü için hava durumu ve köprü geometrisine yönelik gerçek zamanlı ölçümler gerçekleştirildi.

İnşaat planının belli bir takvime uyması gerekiyordu ve en zorlayıcı kısım da bu oldu. Öngörülen olumsuz hava koşullarının etkisini asgariye indirmek için bir dizi tedbir alındı: Kule temellerinin kaide ve bağlantı kirişlerinin inşaatı başlangıçta deniz operasyonu olarak planlanmıştı ama daha sonra takvimin etkisini asgariye indirmek ve yapıların kalite güvencesini sağlamak için karada prefabrikasyon ve Büyük Blok Montajı şeklinde değiştirildi. Hedefimize ulaşmak için özel bir ekip kurduk ve bu ekip tasarımcı, alt yükleniciler ve müşteriyle birlikte montaj sırasında büyük blokların güvenlik ve hassasiyet kontrollerine yönelik incelemelerde bulundu ve görüşmeler yaptı. Kule ve tabliye montajlarında da benzer bir yaklaşıma gidilerek daha büyük kapasiteli vinçler ve yük kaldırma araçları kullanılmasına karar verildi. Kule blokları 300 ton kapasiteli vinçlerle tam blok ya da yarım blok halinde kaldırıldı. Sıra tabliyelere geldiğinde yine aynı şekilde ilâve kaldırma araçlarıyla mega bloklar halinde kaldırılacaklar. Bir VUCA (Değişkenlik, Belirsizlik, Karmaşıklık, Muğlaklık) ortamında gerçekleştirilen her projenin risklerle yüzleşmesi ve bunları aşması beklenir. Bu Proje için de aynı şey geçerli ve Proje ekibi bu doğrultuda durmaksızın çaba gösterdi ve göstermeye devam ediyor.

1915Çanakkale Projesi Türk vatandaşlarına sosyal ve ekonomik yönden birçok katma değerin yanında mutluluk getirecek. SK E&C’in kurumsal kültürünün başlıca ilkeleri nelerdir? Ortak projelerde görev alan çalışanlarınızı bu ilkelere uymaları konusunda ne derece ve nasıl teşvik ediyorsunuz?

SK E&C kendi yönetim felsefesi olan bir firma. Bu felsefenin adı SK Yönetim Sistemi. Kısaca SKMS olarak tanımladığımız bu sistem 1979 yılında oluşturulduktan sonra, firma kendisini bugüne kadar sürekli yenileyerek yeni çağın değişen dinamiklerine uyum sağlamaya çalıştı. SKMS’ye göre şirket üyelerimizin tamamını görevlerini gönüllü ve istekli bir şekilde yerine getirmeleri, zorlayıcı ancak başarılabilir hedeflere verilen süre ve eldeki imkânları kullanarak ulaşmaları için her zaman yüreklendiririz.

Şu anda dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsünü inşa ederek tarih yazıyoruz. Proje ekibimizin tamamının birçok zorlukla ve öngörülemez engellerle karşılaşacağından eminim. Ancak yıllar içinde kazandığımız bilgi ve deneyim sayesinde verilen inşaat takvimi içerisinde tüm bu zorlukları aşabileceğimize inanıyorum. İnşaat başarılı bir şekilde tamamlandığında, 1915Çanakkale Projesi’nin Türk vatandaşlarına sosyal ve ekonomik yönden birçok katma değerin yanında mutluluk getireceğine, seyahat sürelerini kısaltacağına, daha fazla iş imkânı yaratacağına, sosyal yönden birçok başka avantaj sağlayacağına eminim.

Konsorsiyum ortaklarıyla iş birliğinizin doğasını nasıl tanımlarsınız? Anlaşmazlıklar yaşandığında bu gibi durumları nasıl çözüyorsunuz?

SK E&C’nin dünya çapında edindiği deneyimler sayesinde ben dâhil tüm ekip üyelerimiz başkalarını dinlemeyi, müşteriler, sponsorlar, kreditörler, danışmanlar, alt yükleniciler gibi çeşitli paydaşlarla uyum içinde çalışmayı öğreniyoruz. Böyle bir mega projenin gerçekleştirilme sürecinde elbette anlaşmazlıklar yaşanabilir. Üstelik bizim ortaklığımız iki Koreli şirket ve iki Türk şirketten oluşuyor. Dolayısıyla tabii ki başlangıçta kültürel farklılıklar ve benzeri nedenlerle birtakım zorluklarla karşılaştık. Ancak ben Ekim 2017’de Proje ile ilgili İstanbul’da gerçekleştirilen bir çalıştayda tek takım ruhunun oluşumuna tanıklık etme şansına eriştim. Bu tek takım ruhunu paylaşan çalışma arkadaşlarımızla birlikte birçok zorluk ve engeli aşmış olarak, çok yakında hayalimizi gerçekleştireceğiz.

1915Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu’nun başarıyla tamamlanmasından sonra önümüzde on yıllık bir işletme süreci var. Ancak ben dört sponsorun 1915Çanakkale Projesi’nin sonuna dek tek takım ruhunu koruyacağına kuvvetle inanıyorum. Türkiye’de Avrasya Tüneli, 3. Boğaz Köprüsü gibi projelerde çalışma deneyimine sahipsiniz. Türkiye’nin büyük ölçekli kamu yatırımlarına dair düşüncelerinizi bizimle paylaşabilir misiniz? SK E&C’nin 13 yıl önce bu pazara girmesinden bu yana, Türk hükümetinin ülkeyi kalkındırmaya yönelik azmine tanıklık ediyoruz. Ülkeyi baştan başa kaplayan, bağlantısız tek nokta bırakmayan bir altyapı inşa ediyor ve mevcut altyapıyı güçlendiriyorlar.

Bu önemli kararlılığı ancak mükemmel liderliğe sahip bir hükümet yerine getirilebilir. Ben bu anlamda Türkiye’nin doğru yaklaşımı benimsediğine inanıyorum… Kore dâhil birçok ülkede, bu siyaset başarılı oluyor ve ekonomik kalkınmanın bu sayede hızlandığını görebiliyoruz. Bu bakımdan, Türkiye’nin coğrafi özelliklerini ve kapladığı büyük yüzölçümünü dikkate alırsak, altyapı yatırımlarının büyük ölçekte olması kaçınılmazdır. Dolayısıyla ben 1915Çanakkale dâhil tüm büyük ölçekli kamu yatırımlarının toplumsal ve ekonomik kalkınmaya doğrudan ve dolaylı olarak katkıda bulunacağına ve insanlara mutluluk getireceğine eminim.

Not: Bu röportaj www.1915canakkale.com sayfasındaki GERİ SAYIM GÜNCESİ’nden alınmıştır.