Kore ile Japonya arasında Temmuzda patlak veren ticari savaşta (ilgili haber) 1 Ağustos’ta Japonya Kore’yi beyaz listenden çıkararak kara listeye aldı. Kore bunu serinkanlılıkla karşıladı ve uzlaşmacı yol izledi. Japonya’da geri adım atmayınca bu kez Kore 13 Ağustosta Japonya’yı güvenilir ticari ülkeler listesinde çıkardığını duyurdu. Bazılarına göre kavga çok eskiye dayanıyor, bazılarına göre Japonya Kore’nin başarısını çekemiyor ve Japon Başbakan Abe, genel seçimlere siyasi malzeme yapıyor.

Kore Uzlaşmadan Yana

Güney Kore devlet Başkanı Moon Jae-in 15 Ağustos 2019 konuşmasında da Japonya’ya zeytin dalı uzattı ve bu kavgayı daha fazla uzatmayalım dedi ama Japon Başbakan Abe, pek geri adım atacak gibi görünmüyor. Kore’de Japon ürünlere boykotlar arttı hafta sonu halk meydanlara indi. Her geçen gün boykot büyük kitle hareketlerine dönüyor.

Biz bu yazıda biraz  da kavganın teknoloji yönüne bakalım. Gerçekten liderlik ve çekememezlik kavgası mı?

Dünya teknoloji sıralamasında Kore’nin, Japonya’yı nasıl geçtiğine bakalım. Sony’den Samsung’a geçişin 30 yıllık teknoloji hikayesi..

Bir zamanlar ellerde düşmeyen Sony

1980’lerde ve 1990’larda Güney Kore’deki metro ve otobüslerde dünyanın ilk taşınabilir kaset çaları Sony Walkman’ı ellerinde tutarken bugün, çoğunlukla Samsung Galaxy veya iPhone modellerinden oluşan geniş ekranlı akıllı telefonlar var. Kore yerli üretim palazlanana kadar Ipad ve Iphone’nun Kore’ye girişini engelledi. Hatta 2010’yılının kasım ayına kadar Güney Kore’ye Ipad girişi ve satışı yasaklandı. Samsung teknolojide zirvede yerini aldıktan ve çoğu ülkelere açıldıktan sonra Seul’da 2018 yılı ocak ayı sonunda Apple Mağazası açıldı.

30 Yıllık Liderlik

İlk Sony Walkman resmi olarak 1979’da piyasaya sürüldü. İlk iPhone’un piyasaya sürülüş tarihi 2007 ve Samsung ilk Galaxy akıllı telefonu 2009 yılında piyasaya sürülür.Yerli marka Samsung, daha çok satılsın diye yabancı markalara çeşitli kısıtlamalar getirilir. Japonya’nın Sony, Panasonic, Sharp ve Toshiba gibi bilinen teknoloji ürünleri bir zamanlar dünya markası ve en çok satanlar arasındayken şimdileri esamesi okunmuyor.


Sony, denilince akla her türlü elektronik ürünler, ses sistemleri, video kameralar, televizyonlar, bilgisayarlardan oyun konsollarına kadar bir dizi elektronik ürünler gelir. Soket ve radyolarla başlayan Panasonic, DVD kaydedicileri, disk kaydedicileri, kristal ekranları ve kaliteli lityum iyon pilleriyle tanınır.

Dijital Çağa Ayak uyduramadı

Bununla birlikte, dünyanın elektronik endüstrisi 2000’li yıllarda dijital sistem çağına girerken, Japonya’nın teknolojik liderliği azalmaya başlar ve rekabet edemez olur. Samsung ve Apple gibi arkadan gelen dijital cihazlar japonyayı geride bırakır. Kısaca Sony veya Panasonic, mobil telefon pazarına iyi hazırlanmadı. Ya da rakiplerine göre kendini yenileyemedi veya geliştiremedi.

Ericsson ile Ortaklık da Kurtarmadı

Ericsson ile ortaklaşa, 2001’de bir Sony Ericsson markası başlattı. Bu ortaklık 2007’ye kadar bir dizi özellikli telefonu tanıttı ve cep telefonu pazarının yaklaşık %9’unu karşıladı.

Samsung ve Apple’dan sonra dünyanın 3 numaralı akıllı telefon satıcısı olarak konumunu sağlamlaştırmak amacıyla Sony 2011’de Ericsson’la JV’yi tamamen satın aldı. Ancak Japon firmasının Samsung veya Apple’ın daha yenilikçi olmasında dolayı fiyatı aşağı da çekse yüksek fiyatlı akıllı telefon ve mobil cihaz pazarındaki yerini ve itibarını koruyamadı.

Televizyon Piyasasında Liderken

Gelelim Televizyon piyasasına. TV pazarında, Japon markalı Sharp, 2000 yılının ortasından bu yana Samsung ve bir başka Kore TV üreticisi LG Elektronik ile rekabet edemez duruma geldi. Sharp markası, 1960’ta ilk renkli TV, 1987’de ilk LCD TV üreten marka olmasına rağmen, kendini yenileyemediği için yeni nesil büyük boyutlu LCD TV pazarında liderliğini koruyamadı.

Samsung ve LG, arkadan gelmesine rağmen yatırımlarını kendi kendine tedarik eden büyük boyutlu LCD panellere odaklarken, Sharp küçük LCD’ler üzerine yoğunlaştı ama olmadı. Büyük düşünen kazandı küçük düşünen kaybetti. Doğru zamanda doğru hamle ve yenilikçi yaklaşımlarla Samsung, 2006 yılında ilk kez Global TV pazarındaki en üst noktaya yükseldi, Sharp’ı yenerek, şimdiye kadar lider durumda.

Japon markası Sharp, yıllarca zarar ettikten sonra, 2016 yılında Tayvan merkezli Foxconn Technology Group’a satıldı. Japonya’nın diğer markaları Toshiba, Hitachi, NEC ve Fujitsu gibi yarı iletken şirketleri de, 1980’lerin sonuna kadar küresel çip endüstrisinin % 50 pazar payıyla liderken şimdi onlar da listenin en altlarında ve ses yok.

Samsung, kısa sürede diplerden zirveye

Kore markası Samsung, 1990’a kadar %12 pazar payıyla Toshiba’nın arkasındaydı. Ama şimdi Samsung alanında lider. Noldu da Japonya bütün teknoloji alanlarında liderliği Kore’ye kaptırdı. Çünkü Japon teknoloji ve çip üreticilerinin çoğu, 1997 Asya kriz döneminde finansal zorluklarla karşılaştı. Kore de bu krizin ortasındaydı ama iç piyasaya yöneldi. Teknolojik altyapısına ve bellek üretimine yatırım yaparak kaliteli üretime yöneldi. Hükümet de yerli üretim ve tüketimi destekledi.

Teknolojide yeni bir marka olarak arkadan gelen Samsung, durgun dönemlerde ve krizlerde NAND gibi yeni bellek ürünlerine yatırım yapmayı bırakmadı. Japon ürünler bu yatırım yapmadığı için Kore’nin teknoloji devleri 2002’den itibaren DRAM ve NAND teknolojisi tedarikçisi olarak en üst sırada yer aldı.

Kore Üçüncü Japonya Dördüncü

Sonuç olarak Kore, Kore Elektronik Birliği tarafından yayınlanan bir rapora göre, Çin ve ABD’nin ardından 2018’de teknolojide üçüncü sırada yer aldı. Aslında 2018’e kadar Japonya’ydı. Yıllık üretim değeri bakımından Japonya’yı genel elektronik pazarında devralması Japonya adına hazmedilir bir durum değil. Üçüncülüğü kaybetmesine üzüldüğü kadar bunu Kore’ye kaptırmasına da üzülüyor. Onun içinde bazı ürünlerin ihracatına kısıtlama getiriyor.

Kore’de grafik yukarıya Japonya’da aşağıya

2018’de Kore, 171,1 milyar dolarlık elektronik ürün üretirken Çin 717,3 milyar dolar ve ABD 245,4 milyar dolarlık elektronik ürün üretmiş. Japonya ise 2018 yılında 119.4 milyar dolar değerinde yani Kore’den 50 milyar dolar daha az elektronik ürün üretimiyle dördüncü olmuş. Bu grafikte Kore her yıl yukarı yönde iken Japonya’nın grafiği hep aşağı doğru.

Zamanı İyi Okuyan

Konuyu toparlayacak olursak; Japonya kendini yenilemede geç kaldı, yeni nesle uygun teknoloji üretiminde geç kaldı, zamanı iyi okuyamadı. Krizleri fırsata çeviremedi. Eskide kazanılmış kredi ve marka değeriyle üçüncülük koltuğunu koruyacağını düşünüyordu ama olmadı. Kore ise bütün bunları yaptığı için üçüncülüğü devraldı. Aradaki 50 milyarlık fark azalmaz artarsa Japonya için 3.lük bir daha zor.