Gelin hep birlikte Seul’daki geleneksel çay bahçelerini gezelim. Bizim Rize çayımız varken oradakiler de çaydan sayılır mı demeyin çayları gerçekten çok lezzetli. Özellikle soğuk havalarda şifa kaynağı çayları tadınca hak verirsiniz. Barış Manço’nun “Nane Limon Kabuğu” şarkısının çeşitli uygulamalarına burada rastlayabilirsiniz. Siz tavşan kanı çayınızı alın ve arkanıza yaslanın ben de Kore’nin yeşil çayını alayım. İki bölüm halinde Seul’da bir çay yolculuğa çıkalım.

Kore Çayında 6 Değişik Tat

Nerede hangi çayı içeceğimize geçmeden önce kısaca Kore çayının tarihine ve tarifine bakalım. Korece’de de çay (차) “ça” diye yazılır ve bizim çay dediğimiz gibi okunur. Aslında Koreliler çok siyah çay içen bir millet değiller. Kore tarihinde de yeşil çay en çok Budist keşişler tarafından rahatlatıcı özellikleri sebebiyle tercih edilip içildiği biliniyor. Son yüzyılda Kore’ye Amerikan tarzı kahve girdikten sonra çayın sadece adı kalır. Bizde çayın bir tadı tek rengi varken Kore’deki çayların 6 değişik tadı var: tatlı, ekşi, acı, tuzlu, asitli, biberli.

Kore çayını içmenin de bir adabı, usulü erkanı var. Kore çayını ilk içtiğinizde dilinizde keskin bir tat bırakır. Ancak çayı ağzınızda bir süre tuttuktan sonra yutarsanız işte o zaman çayın gerçek tadını alabilirsiniz. Ve tabi ki klasik doğu kültürüne has olarak Koreliler geneldeyeşil çay, lotus çayı, bitki çayları, tahıllı ve kurutulmuş meyve aromalı çayları tüketiyorlar. 

Kore’de Çay Tüketimi Az Ama İyi Pazarlıyor

İstatistiklere göre Kore’de yıllık kişi başına düşen siyah çay tüketimi sadece 376 gramken Türkiye’de bu rakam 6.9 kg. Çay tüketiminde açık ara lideriz. Günümüzde Kore’deki çay piyasası 45 milyon dolara kadar düşmüş durumda. Oysa bir zamanlar sadece 350 milyon dolar kazanan kahve pazarı 6,4 milyar dolara çıkmış vaziyette.

Yine uzakdoğu kültüründe çayın sunumu ve içimi çok farklı biçimde yapılıyor malumunuz. Dolayısıyla Koreliler için çayın hazırlanması, servis edilmesi ve içilmesi adeta bir saatlik bir seremoniye dönüşüyor. Zira Koreliler çayı ılık ve ağızda bekleterek  yavaş yavaş içerken, bizde çay sıcak sıcak, hızlı hızlı ve bardak bardak içilir.

Kore’de Çay Çeşitleri ve İçeriği

Ginseng Çayı (Insam-cha)

Türkiye’de de adı çokça bilinen ve magazinlere konu olan Ginseng çayı, bu çayın yapılmasında kullanılan bitki kökünün özü erkeklerde cinsel güç artırıcı özelliğe sahip bilinir. Tadı biraz acımsıdır bu sebeple bal katıp yemek veya toz halini çay şeklinde içmek lazım gelir.

Ginseng Çayı – Insam-Cha

Yeşil Çay (Nok-cha)

Yeşil çay, çayın yeşil ve taze filiz yapraklarının kurutulmuş halidir. Bu çayı genelde sıcak servis edilir.
Yeşil Çay – Nok-cha

Hünnap Çayı (Daechu-cha)

Kore’de sonbahar meyvesi olan Hünnap’ın (daechu-cha) kurutulmuşundan yapılan bir çaydır.  Bizde de son yıllarda “Ekşi olmasının yanında şeker hastalarına şifa” şeklin oldukça popülerlik kazanmıştır. Kurutulmuşundan yapılan çayının biraz acımsı bir tadı vardır. Koreliler genelde bu tür kekremsi veya acı çaylara şeker yerine bal kullanır. ununla birlikte Hünnap hem ilaç sanayinde hem de yemeklerde çok çeşitli biçimlerde kullanılmaktadır.

Hünnap -Daechu-cha

Limon Çayı (Yuja-cha)

Bizdeki turunç veya portakal kabuğundan yapılan çay olarak düşünülebilir. Tipik kış çayı olan Yujaycha çay, özellik baş ağrısı ve öksürük tedavilerinde kullanılan bir çay.

limon Çayı – Yuja-cha

Erik Çayı (Maesil-cha)

Bu tatların Türkiye’de tam karşılığı olmadığında tarif ederken benzeyenini söyleriz. Bu çay da bir çeşit Uzakdoğu’da yetişen bir çeşit erikten yapılıyor. Vücuttaki toksinlerden temizleyici ve besin zehirlenmesinin etkilerini hafifletici etkisi bulunuyor.

Erik Çayı – Maesil-cha

Zencefil Çayı (Saenggang-cha)

Korelilerin her içeceği şifa içermeli. Bize de yabancı olmayan zencefil çayının Kore versiyonu diyelim. Genelde serin havalarda yürüyüş yapan yaşlılar tercih eder. Zira vücudu ısıttığı, yorgunluğu aldığı ve toksinlerin etkilerini azaltarak emilimini kolaylaştırdığı biliniyor. Kore’de kışın soğuk algınlıklarına karşı daha ilk belirtiler gözüktüğünde hemen tüketmeye başlarlar.

Saenggang-cha zencefil

Karabuğday Çayı (Maemil-cha)

“Buğday, pirinç ve arpanın çayı da mı olur?” demeyin. Kore’de hepsini tadabilirsiniz. Eğer şifalı ise Kore kültüründe ve mutfağında mutlaka yeri vardır. Bildiğimiz karabuğday taneleri kavrulur ve kaynatılarak çay yapılır ve afiyetle içilir. Sağlık açısından da antioksidan özelliği ve kan dolaşımını arttırdığı bilinmektedir.  faydaları varmış.

Kara Buğday Çayı – Maemil-cha

Siyah Fasulye Çayı (Yulmu-cha)

Ağzınıza fasulye ve ceviz parçacıkları gelen bir tür değişik tahıl ürünlerinin karışımından yapılmış tahıl çayı denilebilir. Protein yüksek,  tokluk hissi verdiği için öğrenciler sabah kahvaltısında genelde tercih ediyorlar. Bir nevi bizdeki fasulye çorbası aslında, sabah çorbası niyetine…

Siyah Fasulye Çayı – Yulmu-cha

 

 Mısır Özü Çayı ( Chunma-cha)

Her ne kadar “çay” olarak adlandırılsa da besleyici özelliği bulunan, tatlı patates ve mısır özünden yapılmış bir çorbadır nihayetinde. Protein değeri yüksek, içerisinde esmer pirinç ve tahılların olduğu doyurucu bir içecektir. Yine bu çay da “Siyah Fasulye Çayı” gibi öğrenciler tarafından tercih edilen bir kahvaltı içeceğidir.

Mısır özü çayı – Chunma-cha

 Lotus Nilüfer Çiçeği Çayı (Yeon-cha)

“Nilüfer Çiçeği” Uzak Doğu kültüründe önemli bir semboldür ve şifalı ve bir bitkidir. “Lotus” ya da diğer adıyla “Su Nilüfer Çiçeği” olarak bilinir. Genellikle çamurlu nehir yatağında, bataklıkların olduğu durgun sularda yetişen geniş yapraklı, kokulu ve parlak çiçek açan bir Nymphaea bitkisidir. Kore kültüründe çok büyük bir yeri olan Nilüfer çiçeğinin çaydan tatlıya parfümden sabuna kadar çeşitli ürünlerini  bulabilirsiniz. (Logomuzdaki nilüfer çiçeği de Kore’yi temsil etmektedir.)

Lotus Çiçeği Çayı – Yeon-cha

2. bölümümüzde bu çayların nerede ve nasıl içileceğini okuyabilirsiniz…