Güncel Yeni Gelişmeler

Yazı 19 Temmuzda yayınlandıktan sonraki gelişmeler. Güney Kore’den Japonya’ya Misilleme. Japonya’yı güvenilir ülkeler listesinden çıkardı 1 Ağustos’ta Kore’yi Kara listeye alan Japonya’yı 13 Ağustosta güvenilir ticari ülkeler listesinde çıkardığını duyurdu.Bugüne kadar Kore uzlaşmadan yanaydı ama artık kılıçlar çekildi, kısasa kısas uygulanacak gibi. 

Türkiye’de S-400, F-35’ler tartışıladursun Uzakdoğu’da Kore-Japonya arasında gerilim giderek artıyor. Durup dururken bu kavga neden başladı? Nereye kadar gider? Ülkelerin ekonomisini ne kadar etkiler? 

G-20 zirvesinde gerilim tırmandı

Uzakdoğu gündemini yakından takip edenler için sürpriz gelişme değil. İki ülke arasındaki ilişkiler 2 yıldır kötüye gidiyordu. İki ülke arasında gerilim G-20 zirvesinde ülke liderlerinin görüşememesiyle gün yüzüne çıktı.

İki ülke arasında güven problemi var

Bir markette Japon ürünleri satılmıyor uyarısı

Aslında kavganın çıkış noktası çok eskiye dayanıyor. Aynı masa etrafında olsalar da birbirlerine olan güvensizlik her geçen gün artıyor. Hatta 1 Temmuzdaki açıklamada da buna vurgu yapılıyor. Söz konusu tedbirin “iki ülke arasındaki güven ilişkisinin ciddi şekilde zedelenmesi nedeniyle alındığı” belirtiliyor. Kısıtlama söz konusu ürünlerin ihracatını bireysel izne bağlarken 90 günlük inceleme süresi getiriyor. Bu sürenin özellikle entegre devre ve LED ekranlar gibi dijital teknolojiler açısından kritik ürünlerin üretimini aksatabileceği vurgulanıyor.

Mahkeme Japonya’yı tazminat ödemeye mahkum etti

Kore- Japon savaş tazminatıyla ısındığını  1 Temmuz’da, Tokyo’nun Güney Kore’nin yarı iletken üretimi için kritik önem taşıyan bellek, bazı yarı iletken maddelere ve teknoloji ihracatlarına kısıtlamalar getirmesiyle alevlendiğini söyleyebiliriz. Güney Kore’de mahkemelerin Japonya’nın Kore Yarımadası’nda 1910-1945 yıllarındaki sömürge yönetimi altında Japon şirketlerin zorla çalıştırdığı işçiler için verdiği tazminat kararlarına karşı bir misilleme olarak yorumlanabilir.

Geriye dönük olayları hatırlayacak olursak; Güney Kore Yüksek Mahkemesi, geçen yıl kasımda Nippon Çelik Şirketi ve Mitsubishi Ağır Sanayi Şirketi aleyhine açılan davalarda, şirketleri, zorla çalıştırdıkları Güney Koreli işçilere tazminat ödemeye mahkum etmişti. Karar, görülmekte olan benzer davalara emsal teşkil etmiş, diğer Japon şirketleri de art arda tazminata mahkum olmuştu.

Asıl sebep savaş tazminatı mı?

Japonya, Güney Kore ile 1965’te diplomatik ilişkilerin normalleşmesi için yürütülen görüşmelerin ardından imzalanan anlaşmayla Güney Kore’ye aktarılan hibe, bağış ve kredilerin “savaş tazminatı” niteliğinde olduğunu ve anlaşmayla tazminat konusunun kapandığını ileri sürmüştü. Güney Kore ise insanları sömürge yönetimi altında zorla çalıştırmanın insanlığa karşı suç olduğunu, haksızlığa uğrayanların yargı önünde haklarını aramasının iki ülke arasında imzalanan anlaşmalarla sınırlanamayacağını savunuyor.

Kore’ye ağır suçlama

Tekrar 1 Temmuz’a dönersek; Japonya Kore’yi, güvenilir ihracat kontrol sistemlerine sahip olduğu düşünülen beyaz ülke listesinden çıkardı. Kısıtlanan malzemelerden biri olan hidrojen florürün, Güney’e ihraç edildikten sonra Kuzey Kore’ye gönderildiği iddia edildi, Güney Kore ise bu suçlamaları reddetti. Buna kavgada bile söylenmez cinsinden bir suçlama denilebilir. Güney Kore’nin ticaret bakanlığının Pazar günkü açıklamasında konuyu Dünya Ticaret Örgütü’nün 23-24 Temmuz’daki genel konsey toplantısına taşıyacağını belirterek anlaşmazlığa uluslararası boyut kazandırmış oldu.

ABD kavgaya arabulucu olur mu?

Kavganın sonlanması için üçüncü bir ülkenin (ABD) arabulucu olması ise düşük bir ihtimal. Topa girse de bu Trump’ın seçim için bir malzeme olarak kullanacağı yorumları yapılıyor. BeyazSaray’ın dış işlerinden ise kendi aranızda halledin mesajları gelemeye başladı. Bu yazı yayına girdikten sonra ABD Başkanı Turmp ‘dan beklenmedik bir çıkış daha arabulucu olmaya hazır olduğunu söyledi.

Moon’dan Japonya’ya en fazla siz etkilenirsiniz uyarısı

Moon, Japonya’nın Kore’ye uyguladığı ithalat kısıtlamalarını kaldırması çağrısında bulunarak, sürecin Japonya’yı daha çok etkileyeceğini savundu. Kısıtlamaların iki ülke arasında yarım yüzyıla dayanan ekonomik iş birliğini bozacağına dikkati çeken Moon, aslında Japonya’nın geçmişteki meseleler nedeniyle Güney Kore’yi cezalandırmak istediğini öne sürdü.

Bazı duyumlara göre Kore, Japonya’dan alacağı ve Japonyanın kısıtladığı ürünleri Çin ve Rusya ile irtibata geçerek tedarik edeceği yönünde. Ayrıca Japon Başkan Abe, bunu bir seçim malzemesi yaptığı, bu kadar uzatmaması gerektiği de Japon medyasında konuşuluyor.

Bilindik boykot manzaraları

Japonya konsolosluk önünde japon markaları boykot

Öte yandan, Kore’de Japon ürünlerine yönelik boykotlar da ekranlara yansıdı. Kimi Japonya gezi-tur biletini yaktı, kimi Japon ürünlerini yakma – kırma eylemlerinde bulundu. Akıllara bizdeki portakal ve Iphone  protestosunu getirdi. Japon ortak şirketi olduğu için Lotte marketler boykotta en çok etkilenen şirket oldu. Güney Kore Devlet Başkanlığı’nın resmi sitesinde yer alan ve Japon mallarının boykot edilmesi ve Japonya’ya seyahat yasağı getirilmesi taleplerini içeren dilekçeye 200 bin imza toplandı.

Kavganın kazananı kim olur?

Bu kısasa kısas kavgada kim zararlı çıkar veya kim kazanır dersek? Güney Kore kısa vadede ekonomik yönden olumsuz etkilense de uzun vadede  kazanabilir. İlk başlarda Kore’ye gelen japon turist sayısı azalır. Kore’den de Japonya’ya her yıl 7 milyondan fazla kişi gezmeye gidiyor. Aslında Japonya turizm yönünden daha çok etkilenir. Kore’nin parası ve hisse senetleri çok az değer kaybetse de hızla toparlanacağını düşünüyoruz. Çünkü, Kore genelde krizleri fırsatlara çeviren ülke olarak bilinir. Japonya’ya bağımlı olmadan üretim yapacak kapasiteye sahip Kore, Japon endüstrilerine olan ekonomik bağımlılığını azaltacak adımları hiç geciktirmeden atacaktır. Kore şimdilik Japonya’nın yarı iletken malzeme, bileşen ve ekipman sektörüne %30 bağımlı olsa da zamanla bu bağımlılığı azaltarak ve sıfıra indirmenin yollarını arayacaktır.

Gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğiz. Kaybedenini kazananını zaman gösterecek. Ama kimse kaybetmesin, kazanan dostluk olsun.

Yeni yazılarla görüşmek üzere