Kore Devlet Başkanı göreve geleli 27 ayı geride bıraktı. İkinci yılının sonunda Moon Jae-in

Bu yazı 13 Ağustosta yayınlandı fakat son gelişmeleri de ekleme yapalım. Uzun zamandır bazı bakanlarda değişikliğe gideceği konuşuluyordu ve dün bakanlar kurulunda değişikliğe gidildi. Günlerdir ülkenin gündeminde olan ailece savcılıkta soruşturması devam eden yolsuzluk, kızına sahte belgeyle haksız burs almasına yardımcı olma ve oğlunu askerlikten muaf tutmak için ABD vatandaşlığına geçmesi gibi halkın tavsip etmediği durumlardan dolayı adalet bakanı olmasın diye karşı çıkan büyük halk kitlesine rağmen eski yardımcısı Cho Kuk’u Adalet bakanı olarak atadı.

Halka rağmen Moon Jae-İn, tartışmalı ismi  neden bakan yaptı?

Moon, yargı reformu için seçimde vaadim vardı. Halkın reform beklentisi yüksek. Bir an evvel bu reformu gerçekleştirmemiz lazım. Onu yerine getirmek için 20 yıldır bu işin içinde bu işi bilen kişilerle çalışmayı tercih ettiğini, Cho Kuk’un suçsuz olduğunu ve onA güveninin tam olduğunu söylüyor. Ne dediğini tam olarak türkçesini yazalım da Moon, “Savcılık, ayrıntılı bir soruşturma için şüphesiz kararlılığını çoktan göstermiştir. Savcılık işini yaparsa ve bakan görevini yerine getirirse, o zaman güçlü bir kurumun reformu ve demokrasinin ilerlemesi için ileriye dönük yolu açıkça gösterebileceklerdir.

Moon ayrıca, Cho’nun kızının, ebeveyninin sosyal statüsünden dolayı aldığı iddia edilen tercihli muamelenin vurguladığı üniversite kabul işlemlerinde boşluklara atıfta bulunularak, eğitim sektöründe de reformu için çağrıda bulundu. 

Cho, kendisi Adalet Bakanı oldu emrindeki savcı soruşturmayı devam ettirecek. Bakalım nolacak? Cho’nun Adalet bakanı olarak atanmasıyla Devlet Başkanı Moon JAe-in partisi ve destekleyenleri için de büyük bir risk oluşturuyor. Moon’un güven notu son haftalarda yüzde 40’lara indi. Başkan böyle bir atama yaparak kendi ayağını kurşun mu sıktı, yargıda reform için risk mi aldı onu vakit gösterecek.

2017 yılının başlarında Güney Kore’yi sarsan ve eski Devlet Başkanı Park-Geun-hye’nin görevden alınmasıyla sonuçlanan yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma skandalının ardından 10 Mayıs 2017’de yapılan seçimlerde Kuzey Koreli göçmen bir ailenin çocuğu olan Demokrat Parti adayı Moon Jae-in  %41.1’lik  gibi yüksek bir oy oranıyla Kore’nin yeni devlet başkanı oldu. Kore’deki seçimlerde %50’den fazla oy alma şartı yok en yüksek oyu alan kazanıyor.

Kuzey Kore kökenli ve eski insan hakları avukatı, bizim tabirle balkon konuşmasında Kuzey Kore ile barış için elinden geleni yapacağını, gerekirse Kuzey Kore’yi ziyaret edeceğini söyledi. Öyle de yaptı. Kısa sürede ikili ilişkiler başladı. 2018 Kış olimpiyatlarına Seul ev sahipliği yaptığı için Kuzey Kore’yle ortak bayrak altında katıldılar.

Moon Jae-in kısa sürede halkın %60 desteğini aldı ama geride kalan 2 yılda destek tekrar % 40’lara indi.

Kuzey Kore lideriyle ikili zirve, ABD başkanıyla Kuzey Kore lideri arasında zirve ve son olarak 2019 haziranda yapılan G20 zirvesi sonrası DMZ’de Trump ile Kim görüşmesi gerçekleşti. Ha barıştılar ha barışacaklar derken bazen ipler kopma noktasına geldi. Kuzey Kore lideri füze denemelerinde de geri durmadı.

Bizdeki demokratik açılım veya barış sürecindeki gibi masadan kalkmalar, masanın devrilmesi an meselesi. Kuzey Kore Seul’u saf dışı bırakıp Washington’la doğrudan görüşme çabasında. Barış görüşmelerinin başından beri Moon Jae-in’in ar abulucuk rolüde etkisiz hale gelmiş oluyor. Hatta Kuzey ile Güney kendi arasında konuşup çözüme kavuşturmalı diyen devlet başkanı Moon’u bu yetmezmiş gibi Japonya ticaret savaşı ecel terleri döktürüyor ve bir süre daha yoracak gibi.

Görevinin iki yılını geride bırakan Moon, ikinci yarıya kadro değişikliğiyle başladı. Bazı bakanlarını ve danışmanlarını değiştirdi. Ülkede ekonomi kötüye gidiyor. İşsizlik  son 18 ayın en yüksek (%3.9) rakamlarında. Yıllık büyüme %2’nin altına düştü. Kore Won’u, Amerikan doları karşısında %7 değer kaybetti. Kore’de üst üste bu kadar sorun pek nadir görülen bir durum.

Moon, Japonya krizine önce uzlaşmacı yaklaştı ama 13 Ağustos’tan itibaren kısasa kısas dedi ve Japonya’yı kara listeye aldı. Japonya boykotu veya nefreti uzun vadede nesillere zarar verecek ve nefrete dayalı düşmanlık oluşturacak gibi. Ticari ilişkileri yüksek olan iki komşu ülke ekonomi de sıkıntılı günler yaşayacak gibi. Bakalım Moon kadro değişiklikleri ve taktiklerle  biraz olsun rahatlayabilecek, nefes alabilecek mi?

Devlet Başkanı Moon’un, başarısız olmasında danışmanlarının tecrübesizliğinin de etkili olduğunu söylemek lazım. İyi bir diplomasi geliştirmezse ve tecrübeli kişilerle çalışmazsa işler iyice sapa saracak gibi..

Analiz için söylenecek çok söz var ama iş arası molalarda yazdığım için pek vaktim yok. Vakit oldukça devam ederiz.