Güney Kore tarihi

Güney Kore tarihinde ilk kez benzeri görülmemiş bir hareketle bir adalet bakanı başsavcı hakkında disiplin soruşturması açtı. Başsavcı Yoon Seok-youl iki ay görevden uzaklaştırıldı. Başkan kararı onayladı.

Karar geçtiğimiz Çarşamba günü, disiplin kurulu üyeleri, beş tanık ve Yoon’un avukatlarının katıldığı ikinci bir duruşma sonunda verildi. Mavi Saray  (Blue House) 14 saat sonra, Başsavcı Yoon Seok-youl’un Başkan Moon Jae-in‘in idari emri üzerine önümüzdeki iki ay boyunca görevinden resmi olarak uzaklaştırıldığını duyurdu.

Başsavcı Yoon Seok-youl ile Adalet Bakanı Choo Mi-ae arasındaki ihtilaf uzun süredir devam ediyor. Yoon ilk olarak 24 Kasım’daki ilk soruşturmada görevinden uzaklaştırılmıştı. Ancak Seul İdare Mahkemesi Yoon’un itirazı ile askıya alma kararını kaldırdı. Yoon işe döndü ve Choo’nun davayı daha yüksek bir mahkemeye götürmesini istedi.

Yoon, Choo tarafından yargı gözetimi de dahil olmak üzere altı farklı etik ve yasal suistimalle suçlandı. Disiplin kurulu, Yoon’un yargının gözetlenmesi, bir gazeteciyi içeren tartışmalı bir davaya yapılan soruşturmaya müdahale ve siyasi tarafsızlığına verilen zarar da dahil olmak üzere altı iddianın dördünden sorumlu buldu.

Disiplin kurulu, bir medya şirketinin sahibiyle uygunsuz bir toplantı da dahil olmak üzere diğer iki iddiayı da kabul ettiğini, ancak bu iddialara ceza uygulamamaya karar verdiğini söyledi.

Güney Kore yasalarına göre görevi askıya alma, bir savcı için beş tür cezanın en ağır üçüncü cezası ve bunu maaş indirimi ve kınama izliyor.  Karar, Adalet Bakanı Choo Mi-ae’nin tavsiyesi üzerine Başkan Moon Jae-in onayıyla uygulanabiliyor.

Yoon, “Anayasa ve yasa kapsamındaki usullere uygun olarak hatayı düzelteceğine” yemin etti.

Yoon’un müttefiki olarak kabul edilen dördü de dahil olmak üzere beş tanık, Salı günkü kapalı duruşmada hem panel hem de savunma tarafından sorgulandı.

Savunma daha sonra, Yoon’un nihai açıklamasını hazırlamasına zaman tanımak için üçüncü bir oturumun başka bir gün için planlanmasını istedi. Kurulun talebi reddetmesi üzerine avukatlar protesto etmek için dışarı çıktı.

Yoon’un savunması daha önce dört komite üyesinden ikisini diskalifiye etmek için tarafsızlıklarını sorgulama talebinde bulundu, ancak ikisi de kurul tarafından reddedildi.

Yasaya göre, komitenin başkan olarak adalet bakanı da dahil olmak üzere yedi üyesi olması gerekiyordu, ancak dilekçe sahibi olarak Choo’dan sonra dörde indirildi.

Yoon’un avukatı Lee Wan-kyu, kararın açıklamasından gazetecilere “(Yoon) ‘u temize çıkarmak için çok uğraştık, ancak çabalarımızdan bağımsız olarak adalet bakanlığının kararını çoktan vermiş olduğu hissine kapılıyorum,” dedi.

“Temel duruşumuz, disiplin sürecinin kendisinin yasa dışı ve adaletsiz olması nedeniyle sonucu kabul etmenin zor olmasıdır, bu nedenle buna göre yanıt vermeyi planlıyoruz,” dedi.

Tüm iddiaları reddeden Yoon da, yaptığı basın açıklamasında kurulun kararını “yasadışı ve haksız” olarak nitelendirdi ve “Anayasa ve yasa kapsamındaki usullere uygun olarak hatayı düzelteceğine” yemin etti.

Yoon Perşembe günü Seul İdare Mahkemesi’ne askıya almanın durdurulması için ihtiyati tedbir ve disiplin tedbirini geçersiz kılmak için iki ayrı dava açtı.

Adalet Bakanı Moon Jae-in istifasını bildirdi

Adalet bakanı Choo, Moon’a ülke savcılığına karşı eşi görülmemiş disiplin kararı hakkında bilgi verdikten hemen sonra istifa etmeyi teklif etti. Mavi Saray Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Adalet Bakanı Choo’nun Yüksek Düzeyli Yetkililer için Yolsuzluk Soruşturma Bürosu’nu açma yeminini tamamladıktan sonra görevinden istifa etmek istediğini de duyurdu.

Üst düzey hükümet yetkilileri arasındaki yolsuzluğu soruşturmakla görevlendirilecek yeni dairenin,  revizyon tasarısının geçtiğimiz günlerde meclisten geçirilmesi sonrasında yakında faaliyete geçmesi bekleniyor. Güney Kore Yolsuzluk Soruşturma Bürosu lansmanı, Moon yönetiminin önemli bir politika girişimi ve sık sık çok fazla güç ve yetki kullanmakla suçlanan savcılıkta reform yapma çabasının önemli bir parçası oldu.

Halkla iletişimden sorumlu kıdemli sekreter Chung Man-ho Chung, “Adalet Bakanı Choo Mi-ae’nin kararlılığı ve baskısı olmasaydı, savcılık da dahil olmak üzere yetkili kurumlarda reform mümkün olmazdı” diye ekledi. “Başkan, bu görevi tamamladığı için minnettarlığını dile getirdi ve istifa etme isteğini ifade etmekteki kararlılığı için teşekkür etti” dedi.

Bakanın bu hareketi, birçok kişi tarafından, cumhurbaşkanının üzerindeki siyasi yükü hafifletmek ve Yoon’un önümüzdeki yıl Temmuz ayında iki yıllık görev süresinin bitiminden önce yasal bir kavga olmaksızın istifa etmesi için baskı yapmak anlamına geldiğini düşünüyor. Moon’un Choo’nun istifa teklifini kabul edip etmeyeceği veya bu yılın sonlarında veya 2021’in başlarında beklenen kısmi bir Kabine değişikliğine kadar bekleyip beklemeyeceği belirsiz. Görünüşe göre, Başkan yardımcıları, onun ayrılmasının ardından, kan davasının başkanın doğrudan dahil olduğu bir duruma dönüşebileceğinden endişe ediyorlar.

Yoon’un davasındaki sanık ilgili yasaya göre Adalet Bakanı Choo olsa da, birçok kişi bunun Moon’u hedef aldığına inanıyor çünkü Başkan idari mahkeme tarafından iptal edilebilecek disiplin tedbirini onayladı.

Başsavcı Yoon’un Mavi Saray yönetimine karşı mücadelesine devam etmesi bekleniyor

Yoon’un avukatlarından Lee Wan-kyu Perşembe günü gazetecilere verdiği demeçte, “Başkan’ın onayını geçersiz kılmak için açılmış bir dava, bu yüzden neredeyse Başkan’a karşı bir dava” dedi.
Eski cumhurbaşkanlığı siyasi işler sekreteri Kang Ki-jung Perşembe günü bir röportajında şunları söyledi: “Şimdiye kadar ki kavga (Yoon) ile Adalet Bakanlığı ve Adalet Bakanı Choo Mi-ae arasındaysa, kavga şimdi Yoon ve onu göreve atayan başkan arasına yayıldı. ” Cheong Wa Dae, disiplin süreci sırasında Choo’ya yapılan eleştirinin başkana yönlendirilebileceği endişesiyle bir sınır belirliyor. Başkanın disiplin kurulu kararını onaylamasının ilgili kanuna göre sadece formalite olduğunu ve Başkanın takdirine bağlı olmadığını söylüyor.

Yoon’un savcı arkadaşlarının desteğiyle Mavi Saray yönetimine karşı mücadelesine devam etmesi bekleniyor.

“Karar başsavcıların tarafsızlığı ve yasalara uygun hareket etme bağımsızlığına zarar veriyor”

Bir grup savcı Çarşamba günü yaptıkları ortak açıklamada, “Usul hakkı ve Adalet Bakanlığı tarafından taahhüt edilen savunma hakkı sağlanmadı ve cumhurbaşkanının vurguladığı usul adaleti gerçeğe dönüşmedi” dedi.

“Bu durum, başsavcıların şartlara göre atama yoluyla sürdürdüğü siyasi tarafsızlığına ve yasaya uygun hareket etme bağımsızlığına ciddi şekilde zarar veriyor, bu yüzden düzeltilmesi gerekiyor.”

Muhalefet partisi politikacıları da Moon’un kararı ışığında Yoon’a destek ve minnettarlık ifade etti.

Ana muhalefetteki Halkın Güç Partisi’nin geçici lideri Kim Chong-in, “Başsavcı Yoon’a verilen ceza zorlamadır. Yoon, askıya almanın durdurulması için emir vereceğini söyledi ve başkan ile görevdeki başsavcının mahkemede karşı karşıya gelmesi ise ulusal olarak utanç verici.” dedi.

Bu arada mahkeme, Yoon’un ihtiyati tedbir talebini kabul edip etmeme konusunda karar verirken, görevden uzaklaştırmanın “telafisi mümkün olmayan bir zarar” getirip getirmeyeceğini ve bu nedenle derhal durdurulması gereğini de değerlendirecek.

Yoon’un avukatı Lee, “Sıradan bir kamu görevlisi olması durumunda, görevli disiplin cezasını iptali için açtığı davayı kazanırsa, genellikle maaş ödemesi ile tazmin edilir. Başsavcının bir ay süreyle görevden uzaklaştırılmasını ise, “Bir soruşturma, başsavcının talimatlarına göre farklı şekilde sonuçlanabilir. Önemli soruşturmalar devam ediyor ve savcılık yeni önemli soruşturmalar da başlatabilir. Bu durumda Güney Kore, başsavcının iki aydır bıraktığı boşluktan nasıl kurtulabilir?” değerlendirmesini yaptı.