Kore’nin korona virüsteki başarısı tüm dünyada takdir edildi. Hatta çoğu ülkeler Kore’yle fikir alışverişi yaptı.Kore’nin aldığı tedbirler, erken teşhisler, teknikler örnek alınmaya başladı. Türkiye’nin bakanlık düzeyinde telekonferans yöntemiyle Koreli yetkililerden bilgi aldığını duyurmuştuk. Hatta bir önceki yazımızda virüsle mücadalede Kore örnek alınabilir demiştik. Kore’nin takdir edilecek yanı olduğu gibi eleştirilecek yanı da var. Haberlerimizde her iki yönünü de görebilirsiniz. Aşağıdaki haber de bu türden….

Yabancıları kabullenemiyorlar

Daha önce Koreliler Yabancıları kabullenemiyor şeklinde haber yapmıştık. Tüm dünyada gündem korona ama bu konu da korona virüsle iyice gün yüzüne çıktı. Kore, yabancıları korona virüsle mücadelede ulusal sağlık sigortası planı kapsamına alınmaması ve postaneler aracılığıyla maske dağıtılmasında hariç tutulması ve farklı davranılması akıllara yine Kore’de ayrımcılığı getirdi. Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde % 4’ünü  yabancılar oluşturuyor. Kore’de toplam 2 milyondan fazla yabancı yaşıyor. 

Maske dağıtımında bile ayrımcılık

Yabancı uyruklular arasında yalnızca ulusal sağlık sigortası sistemine ödeme yapanlar postanelerde, eczanelerde ve Hanaro Mart’ta maske satın alabiliyor. Bunu haberleştirirken de resmi verilere göre izah edelim. Özellikle Kore Ulusal İnsan Hakları Komisyonu tarafından yürütülen bir anket bunun daha anlamlı kıldı.

%64’ü ayrımcılık yaşamış.

Burada geçen yıl 22 Temmuz ile 5 Eylül arasında 310 yabancı uyruklu kişiyle yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 68,4’ü Güney Kore toplumunda ırk ayrımcılığı yaşadıklarını söylemiş.

Aşağılanma ve manalı manalı bakışlar

En yaygın şikayet, yüzde 56’sının sözlü olarak aşağılandıklarını söylemiş. Bir sonraki yaygın gizlilik müdahaleleri (yüzde 46.9), hoş olmayan manalı bir şekilde (yüzde 43.1) bakılması, işyerlerinde dezavantajlarla (yüzde 37.4) karşılaşılması ve bir iş/görev verilmesinde yabancıyı tercih etmemesi (yüzde 28.9) idi. Yüzde 7’si cinsel tacize uğradığını veya saldırıya uğradığını söylemiş

Korece bilmemek

Ayrımcılığa yol açan nedenler sorulduğunda, pek çok yabancı ülke Korece dil becerileri olmadığı için (yüzde 62,3), Koreli olmadıkları (yüzde 59,7) veya Çinli, vietnamlı diye ırkları (yüzde 44,7) nedeniyle ayrımcılıkla karşılaştıklarını söylemiş.

Devlet dairelerinde bile

Ayrımcılık sadece toplum hayatında değil devlet dairelerinde de yapıldığı söylenebilir. Anketi yanıtlayan her 10 kişiden dördü yerel mahkemelerde de ayrımcılık yaşadıklarını, birçoğu göçmenlik bürolarından (yüzde 35,2), arkadaşlardan veya meslektaşlardan (yüzde 30,7), bir eşten (yüzde 22,8) veya bir eşinin ailesinden (yüzde 22,7) ayrımcılık yaşadıklarını bildirmiş.

 

Ayrımcılığa uğrayanların yaklaşık yarısı, harekete geçmek isteseler de (yüzde 48,9) ya da aile üyelerine ya da arkadaşlarına (yüzde 50,2) söylemelerine rağmen buna katlandıklarını söylemiş. Yüzde 32’si arkadaşlarından ve meslektaşlarından yardım istemiş ve yüzde 29’u yabancılar için ayrımcılığı “doğal” olarak kabul etmiş.

 

Harekete geçmeyenlerin yaklaşık yüzde 58’i, bir şeylerin değişmeyeceğine inandıkları için bu konuda hiçbir şey yapma gereği görmemiş. Yüzde 45,3’ü ise ne yapacaklarını, nereye başvuracaklarını bilmediğini söylemiş.